Blog / Şehir Fikri #2


Şehir Fikri‘nin ilhamlarından uzun uzadıya bahsedeceğim çünkü toplamı bir kitaba dönüştüren fikri onlara borçluyum. Bu ilk parçası.

Gerçekten, bunlar yoksa [kitapta] ne var? Veya bir şeylerin yokluğu üzerinden her şeyi anlatabilir miydik isteseydik? İzleyicinin [anlamak için] bu var olmama halini fark etmesi gerekiyor muydu? Bunlar biraz da kitap insanlarla çarpıştığında ortaya çıkacak şeyler. Ama bunları etüd etmek için fazlasıyla zamanımız var, o yüzden bu paragrafları [önceden] kaydetmek işime geliyor.

Benim altı yıldır fotoğrafladığım bir şey vardı, adı: Her Şeyin Kötü Gittiğine Dair Emareler (Signs That Everything Is Going Wrong, 2016 - 2022). Bu toplamın bir dönemlik geçici adı da İstanbul’dan Korkuyorum‘du. Zaten mevcut takvim itibarıyla yedi yıldır fotoğraf çektiğimi düşünecek olursak, fotoğrafla ilişkimin ana gövdesini oluşturuyor.

Şehirden korkma hali, emarelerden sadece biriydi aslında. Açıkça anlatacağım: Tuhaf bir şeyler var. Nereye baksam bunları görüyorum. Sadece Türkiye’de olmak hali yüzünden yüzleşmemiz gereken sayısız kötü, kötücül gerçekten bütünüyle bağımsız değil ama birinci dereceden alakalı da değil. Başka bir şey. Eğer lanetlenmek diye bir şey gerçek olsaydı, pekala şehir bunu açığa çıkaracak korkunç bir geçmişe yeterince sahip gibi. Bir şeyler ters gidiyor, gözlerimle görüyorum, fotoğrafını çekebiliyorum. Bir dip akıntı ve mükerrer bir vurgun hali.

Yıllar sonra çıkagelen bir şüphe: Bir halüsinasyonu mu fotoğraflıyordum? Nihayet 2021’nin Haziran’ında bunu deneme şansım oldu — adımı değiştirdim (çünkü kısa adları seviyorum) ve bir Instagram hesabı açtım. Gözlerinizi devirmeyin, bu mühim bir milattır, bilhassa bundan evvel fotoğraflarımın hatrı sayılır bir kısmını sadece kendimin gördüğünü düşünecek olursak. Apansızın, binlerce insan benimle benzer şeyler gördüklerini iddia etmeye başladı. Bunların çoğunluğu da başka ülkelerden insanlardı: Evet, fotoğrafladığım şey, pekala gerçekti ya da kendimizi kandırıyorduk. En azından yalnız değildim, bu da bir şeydir.

Kitapta her şeyin kötü gittiğine dair emareler var. Haliyle, bir İstanbul anlatısı. Bunun irdelemesi fotoğrafları izlerken gerçekleşiyor, bundan eminim: Fotoğrafla ne kadar zaman geçirirseniz geçirin, birincil mesaj sizi terk edemiyor: Bir terslik var.

︎︎︎ Index